İş sözleşmesinin sona ermesi, çoğu zaman yalnızca gelir kaybı anlamına gelmez; işçi için belirsizlik ve stres dönemi de başlatır. Bu aşamada izlenecek yol, hakların korunup korunamayacağını önemli ölçüde etkiler.
Aşağıda, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte doğabilecek alacaklar, işe iade imkânı, arabuluculuk başvurusu ve süreç boyunca göz önünde tutulması gereken hususlar sırayla ele alınmıştır.
İşçinin talep edebileceği alacaklar
- Kıdem tazminatı: Kanunda öngörülen asgari çalışma süresini dolduran ve sözleşmesi kanunda sayılan hâllerde sona eren işçiye ödenir.
- İhbar tazminatı: Bildirim süresine uyulmadan feshedilen belirsiz süreli sözleşmelerde gündeme gelir.
- Ödenmemiş ücret ve fazla mesai: Çalışılan ancak ödenmeyen ücretler ile fazla çalışma ücretleri talep edilebilir.
- Kullanılmayan yıllık izin: Sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izin sürelerinin ücreti ödenir.
Hangi alacakların doğduğu; sözleşmeyi kimin, hangi gerekçeyle ve nasıl feshettiğine göre değişir. Bu yüzden fesih bildiriminin ne zaman ve hangi gerekçeyle yapıldığı belirleyicidir.
İşe iade talebi
İş güvencesi kapsamındaki işçi, geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini düşünüyorsa işe iade talep edebilir. Bunun için önce arabulucuya başvurulur; anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır. Bu başvurular için kanunda öngörülen süreler kısadır ve kaçırılırsa işe iade talep edilemez.
İşe iade davası kabul edilirse işçi işe başlatılmak üzere başvurur; işveren işçiyi başlatmazsa kanunda öngörülen tazminatlar gündeme gelir.
Arabulucuya başvuru
İşçi alacakları ve işe iade taleplerinde, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Yozgat'ta çalışan bir işçi, başvurusunu adliyedeki arabuluculuk bürosu aracılığıyla yapabilir; başvuru ücretsizdir. Arabuluculukta taraflar uzlaşma imkânını değerlendirir. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge bağlayıcıdır ve aynı konuda sonradan dava açılamaz; bu yüzden kabul edilecek teklifin kapsamı dikkatle incelenmelidir.
Dava aşaması
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava, iş mahkemesinde açılır. Yozgat'ta ayrı bir iş mahkemesi bulunmuyorsa bu davalara asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Davada bordrolar, sigorta kayıtları, tanık beyanları ve gerekirse bilirkişi hesabı birlikte değerlendirilir; alacakların miktarı çoğu zaman bilirkişi raporuyla belirlenir.
Hak kaybını önlemek için
- Fesih bildirimini, bordroları, banka ödeme kayıtlarını ve iş yerindeki yazışmaları saklayın.
- İmzalamanız istenen belgeleri, özellikle "tüm alacaklarımı aldım" gibi ifadeler içerenleri dikkatle okuyun.
- Fazla çalışmayı gösteren giriş-çıkış kayıtları, mesajlar ve tanık bilgilerini not edin.
- Sigorta kayıtlarınızı e-Devlet üzerinden kontrol edin; eksik bildirilen süreler ayrıca dava konusu olabilir.
- İşçi alacakları zamanaşımına tabidir; harekete geçmeyi geciktirmeyin.
İş ilişkilerinin koşulları birbirinden farklılık gösterir. Sözleşmenin sona ermesinin ardından somut durumun bir avukat tarafından incelenmesi, sürelerin gözden kaçmasını önlemeye ve hakların eksiksiz biçimde ileri sürülmesine katkı sağlar.
Son güncelleme:
Durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilir veya online randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.